Türkçe - İngilizce
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
İngilizce Eş Anlamlılar
Türkçe - İngilizce Cümleler
Çeviri
Reklamları Kaldır
Oturum Aç / Üye Ol
Işıkları Söndür
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Çeviri
Eş Anlamlılar
Cümleler
Araçlar
Kaynaklar
Hakkımızda
İletişim
Oturum Aç / Üye Ol
EN-TR
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İngilizce Eşanlam
Türkçe - İngilizce Cümleler
Türkçe - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Almanca - İngilizce
Geçmişi Gizle
Geçmiş Detayları
Geçmişi Sil
Geçmiş :
sheer impossible
electron jump
first draft of a document
geometric phase
additional expertise
point epidemic
feed rate
center tack
semifinished good
clear submenu
device specific
ring fence
appear for
greatly ruminating
be like
Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau
Geçmiş
Cümleler
"be like"
teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Genel
1
Genel
be treated like a criminal
f.
suçlu muamelesi görmek
2
Genel
be like a fish out of water
f.
sudan çıkmış balığa dönmek
3
Genel
like to be flattered
f.
pohpohlanmaktan hoşlanmak
4
Genel
like to be pampered
f.
pohpohlanmaktan hoşlanmak
5
Genel
be treated like a second-class citizen
f.
ikinci sınıf vatandaş muamelesi görmek
6
Genel
be like one fist
f.
tek yumruk gibi olmak
7
Genel
be not like
f.
benzememek
8
Genel
want to be like someone else
f.
birine özenmek
9
Genel
want to be like someone else
f.
başka biri gibi olmak istemek
10
Genel
be like sb
f.
birine benzemek
11
Genel
be like someone
f.
birine benzemek
12
Genel
be like somebody
f.
birine benzemek
Atasözü
13
Atasözü
promises are like piecrust made to be broken
söz/sözler dönülmek için verilir
Konuşma Dili
14
Konuşma Dili
pretend to be like a family
f.
aileymiş gibi davranmak
Deyim
15
Deyim
be like a cat on tin roof
f.
diken üstünde olmak
16
Deyim
be like a cat on hot bricks
f.
diken üstünde olmak
17
Deyim
be like a red rag to a bull
f.
cami duvarına işemek
18
Deyim
be out like a light
f.
tavşan uykusuna yatmak
19
Deyim
be like a cat on hot bricks
f.
burnundan solumak
20
Deyim
be like a cat on hot bricks
f.
diken üstünde oturmak
21
Deyim
be like a cat on tin roof
f.
burnundan solumak
22
Deyim
be out like a light
f.
birden uykuya dalmak
23
Deyim
be out like a light
f.
ansızın komaya girmek
24
Deyim
be out like a light
f.
ansızın bilincini yitirmek
25
Deyim
be out like a light
f.
ansızın kendini kaybetmek
26
Deyim
be like a cat on a hot tin roof
f.
sakinleşemeyecek kadar sinirli olmak
27
Deyim
be like a cat on a hot tin roof
f.
sinirden köpürmek
28
Deyim
be like a cat on a hot tin roof
f.
burnundan solumak
29
Deyim
be like a cat on hot bricks
f.
hop oturup hop kalkmak
30
Deyim
be like a cat on hot bricks
f.
tetikte olmak
31
Deyim
be out like a light
f.
uykuya dalmak
32
Deyim
be out like a light
f.
uyuyakalmak
33
Deyim
be packed like sardines
f.
tıka basa dolmak
34
Deyim
be packed like sardines
f.
tıkış tıkış olmak
35
Deyim
be like a child in a sweetshop
f.
şekerci dükkanındaki çocuk gibi olmak
36
Deyim
be like a child in a sweetshop
f.
sevinçten çılgına dönmek
37
Deyim
be like a child in a sweetshop
f.
darı ambarına düşmüş tavuk gibi olmak
38
Deyim
be like a child in a sweetshop
f.
etekleri zil çalmak
39
Deyim
be dressed up like a dog's dinner
f.
komik giyinmek
40
Deyim
be dressed up like a dog's dinner
f.
kötü giyinmek
41
Deyim
be done up like a dog's dinner
f.
kötü giyinmek
42
Deyim
be dressed up like a dog's dinner
f.
paçoz gibi giyinmek
43
Deyim
be done up like a dog's dinner
f.
paçoz gibi giyinmek
44
Deyim
be done up like a dog's dinner
f.
komik giyinmek
45
Deyim
be done like a dog's dinner
f.
hezimete uğramak
46
Deyim
be done like a dinner
f.
hezimete uğramak
47
Deyim
be like talking to a brick wall
f.
duvara konuşuyormuş gibi olmak
48
Deyim
be like talking to a brick wall
f.
duvarla konuşuyor gibi olmak
49
Deyim
be like rearranging the deckchairs on the titanic
f.
kısa ömürlü ve yarar getirmeyecek olmak
50
Deyim
be like two peas in a pod
f.
bir elmanın iki yarısı gibi olmak
51
Deyim
be like a dog with two tails
f.
aşırı sevinmek
52
Deyim
be like a dog with two tails
f.
çok mutlu olmak
53
Deyim
be done like a dinner
f.
yenilmek
54
Deyim
be done like a dog's dinner
f.
yenilmek
55
Deyim
be like a bear with a sore head
f.
küplere binmek
56
Deyim
be like a bear with a sore head
f.
sinirlenmek
57
Deyim
be like a deer caught in the headlights
f.
kımıldayamayacak kadar korkmak
58
Deyim
be like a rabbit caught in the headlights
f.
kımıldayamayacak kadar korkmak
59
Deyim
be like painting the forth bridge
f.
bitmek bilmez olmak
60
Deyim
be like a kid in a candy store
f.
sevinçten havalara uçmak
61
Deyim
be like a kid in a candy store
f.
çok sevinçli olmak
62
Deyim
be like a kid in a candy store
f.
(sevinçten) içi içine sığmamak
63
Deyim
be like a kid in a candy store
f.
çok mutlu olmak
64
Deyim
be like a dog with a bone
f.
inadım inat davranmak/olmak
65
Deyim
be like a deer caught in the headlights
f.
korkudan donakalmak
66
Deyim
be like a rabbit caught in the headlights
f.
korkudan donakalmak
67
Deyim
be dropping like flies
f.
telef olmak
68
Deyim
be like chalk and cheese
f.
birbirinden gece gündüz kadar farklı olmak
69
Deyim
be like watching paint dry
f.
çok sıkıcı olmak
70
Deyim
be drawn like a moth to a flame
f.
büyülenmiş gibi cazibesine kapılmak
71
Deyim
be dropping like flies
f.
sinek gibi kırılmak
72
Deyim
be dropping like flies
f.
patır patır ölmek
73
Deyim
be like fort knox
f.
kale gibi sağlam olmak
74
Deyim
be like watching grass grow
f.
son derece sıkıcı olmak
75
Deyim
be running like the devil's chasing
f.
arkasından şeytan kovalıyormuşcasına koşmak
76
Deyim
be running like the devil's chasing
f.
arkasından şeytan kovalıyormuş gibi koşmak
77
Deyim
be of like mind
f.
aynı kafada olmak
78
Deyim
be of like mind
f.
hemfikir/aynı kanıda/aynı görüşte olmak
79
Deyim
be like water off a duck's back
f.
kendisine yapılan eleştirilere/hakaretlere aldırmamak
80
Deyim
be like water off a duck's back
f.
yöneltilen eleştiriler vız gelmek
81
Deyim
be like a red rag to a bull
f.
birini kızdıracak/kışkırtacak bir şey olmak
82
Deyim
be built like a tank
f.
tank gibi sağlam yapılmak
83
Deyim
be like oil and water
f.
birbirlerinden gece ile gündüz kadar farklı olmak
84
Deyim
be sweating like a horse
f.
aşırı terlemek
85
Deyim
be sweating like a horse
f.
terden sırılsıklam olmak
86
Deyim
be sweating like a horse
f.
kan ter içinde kalmak
87
Deyim
be sweating like a mule
f.
kan ter içinde kalmak
88
Deyim
be sweating like a mule
f.
çok terlemek
89
Deyim
be sweating like a mule
f.
terden sırılsıklam olmak
90
Deyim
be sweating like a horse
f.
çok terlemek
91
Deyim
be sweating like a mule
f.
aşırı terlemek
92
Deyim
be running around like a headless chicken
f.
çıldırmış gibi ortalarda dolanmak
93
Deyim
be caught like a rabbit in the headlights
f.
çok şaşırmak
94
Deyim
be caught/freeze like a deer in the headlights
f.
(şaşkınlıktan/korkudan) gözleri fal taşı gibi açılmak
95
Deyim
be caught/freeze like a deer in the headlights
f.
çok şaşırmak
96
Deyim
be caught like a rabbit in the headlights
f.
(şaşkınlıktan/korkudan) gözleri fal taşı gibi açılmak
97
Deyim
be running around like a headless chicken
f.
ne yapacağın bilmez şekilde koşuşturmak
98
Deyim
be running around like a headless chicken
f.
deli dana gibi sağa sola dalmak
99
Deyim
be rushing about like a headless chicken
f.
telaşla koşturmak
100
Deyim
be rushing about like a headless chicken
f.
deli dana gibi kaçmak/koşturmak
101
Deyim
be rushing about like a headless chicken
f.
deli dana gibi dolanmak
102
Deyim
be running about like a headless chicken
f.
deli dana gibi kaçmak/koşturmak
103
Deyim
be running about like a headless chicken
f.
başı kesik tavuk gibi oradan oraya koşmak
104
Deyim
be running about like a headless chicken
f.
telaşla koşturmak
105
Deyim
be rushing about like a headless chicken
f.
ipini koparmış dana gibi hareket etmek
106
Deyim
be rushing about like a headless chicken
f.
başı kesik tavuk gibi oradan oraya koşmak
107
Deyim
be running about like a headless chicken
f.
ipini koparmış dana gibi hareket etmek
108
Deyim
be running about like a headless chicken
f.
deli dana gibi dolanmak
109
Deyim
be like trying to find a needle in a haystack
f.
samanlıkta iğne aramak
110
Deyim
be down on (one) like a ton of bricks
f.
(birinin) tepesine balyoz gibi inmek
111
Deyim
be down on somebody like a ton of ˈbricks
f.
(birini) fena halde paylamak
112
Deyim
be down on (one) like a ton of bricks
f.
(birini) eşekten düşmüşe çevirmek
113
Deyim
be down on somebody like a ton of ˈbricks
f.
(birini) fena halde haşlamak
114
Deyim
be down on somebody like a ton of ˈbricks
f.
(birine) bir ton fırça çekmek/atmak
115
Deyim
be down on (one) like a ton of bricks
f.
(birini) bir güzel benzetmek
116
Deyim
be down on somebody like a ton of ˈbricks
f.
(birine) bir güzel giydirmek
117
Deyim
be down on somebody like a ton of ˈbricks
f.
(birine) bir ton laf söylemek
118
Deyim
be down on somebody like a ton of ˈbricks
f.
(birini) fena halde azarlamak
119
Deyim
be down on (one) like a ton of bricks
f.
(birinin) tepesine gülle gibi inmek
120
Deyim
be like herding cats
f.
organize etmesi/düzenlemesi neredeyse imkansız olmak
121
Deyim
be like herding cats
f.
deli sürüsüne çobanlık etmek gibi olmak
122
Deyim
be like herding cats
f.
bir araya getirmesi neredeyse imkansız olmak
123
Deyim
be like putty in someone's hands
f.
biri tarafında kolayca manipüle edilmek
124
Deyim
be like wax in someone's hands
f.
biri tarafında kolayca manipüle edilmek
125
Deyim
be like wax in someone's hands
f.
birinin eline düşmek
126
Deyim
be like wax in someone's hands
f.
birinin elinde oyuncak olmak
127
Deyim
be like putty in someone's hands
f.
birinin emrine amade olmak
128
Deyim
be like wax in someone's hands
f.
birinin emrine amade olmak
129
Deyim
be like putty in someone's hands
f.
birinin eline düşmek
130
Deyim
be like putty in someone's hands
f.
birinin elinde oyuncak olmak
131
Deyim
be like fort knox
f.
hırsızlara karşı kale gibi olmak
132
Deyim
be like fort knox
f.
kale gibi sağlam olmak
133
Deyim
be like fort knox
f.
kale gibi güvenli olmak
134
Deyim
be like putty in someone's hands
f.
birinin elinde oyuncak olmak
135
Deyim
be like wax in someone's hands
f.
birinin eline düşmek
136
Deyim
be like putty in someone's hands
f.
birinin emrine amade olmak
137
Deyim
be like wax in someone's hands
f.
birinin elinde oyuncak olmak
138
Deyim
be like putty in someone's hands
f.
birinin eline düşmek
139
Deyim
be like putty in someone's hands
f.
biri tarafından kolayca manipüle edilmek
140
Deyim
be like wax in someone's hands
f.
biri tarafından kolayca manipüle edilmek
141
Deyim
be like wax in someone's hands
f.
birinin emrine amade olmak
142
Deyim
be like a red flag to a bull
f.
tahrik edici olmak
143
Deyim
be off like a prom dress (in may)
f.
kaçıp gitmek
144
Deyim
be off like a prom dress (in may)
f.
hemen gitmek
145
Deyim
be like a red flag to a bull
f.
yangını körüklemek
146
Deyim
be off like a prom dress (in may)
f.
çıkıp gitmek
147
Deyim
be like a red flag to a bull
f.
yangına körükle gitmek
148
Deyim
be in like flynn
f.
kabul görecek durumda olmak
149
Deyim
be in like flynn
f.
başarı elde edecek durumda olmak
150
Deyim
be like a red flag to a bull
f.
kışkırtıcı olmak
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of be like
×
Terim Seçenekleri
Çeviri Öner / Düzelt
Fransızca İngilizce Sözlük
İspanyolca İngilizce Sözlük
Almanca İngilizce Sözlük
İngilizce Eş Anlamlılar Sözlük
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy